Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilirlik Okulu

Sürdürülebilir Salı #1

 

Sürdürülebilirlik günümüzde markaların ve reklam araçlarının kâr amacıyla kullandığı anahtar kelimelerden birine dönüştü. O kadar ki anlamını bile yitirmeye başladı yavaş yavaş. Diğer birçok akım gibi zincir markalar işin içine girince sulandırıldı ve esas amacının çok daha sindirilebilir bir versiyonuna dönüştü. Tam da bu yüzden sürdürülebilirliğin ne olduğunu açıklayarak başlamak isteriz.

Sürdürülebilirlik, üretimin insan ihtiyaçlarını gelecekte de sağlayabilmesi amacını taşıyor. Her ne kadar genel tanımı bu şekilde olsa da sürdürülebilirlik net bir hedef değil de sahip olunan prensipler bütünüdür.  Yani bir yaşam stilidir.. Biraz daha açmak gerekirse, hem doğal  hem beşeri kaynaklar gün geçtikçe insan tüketimini karşılayamayacak duruma geldi.  Sürdürülebilirlik ise gelecek nesillerin de ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için günümüzde bizlerin hem temiz üretim zincirleri ile üretim yapmamız hem de daha az kaynak tüketmemiz gerektiği üzerine kurulu bir prensip. 

Bu tanım göz önüne alındığında biz kendimizi sürdürülebilir bir marka olarak tanımlayamayız. Evet organik ve geri dönüştürülmüş materyaller kullanıyoruz, ama sürdürülebilirlik bundan çok daha fazlası. Söz konusu ürün etik çalışma şartları altında mı üretildi? Nerede, kimler tarafından üretildi ve tüketiciye ulaşırken kaç ülke dolaştı? Birçoğumuz   etiketlerde yazan “Made in…” ibaresinin ne kadar eksik bir bilgi olduğunun farkında değiliz.   Aslını söylemek gerekirse bu etiket pek de bir anlam ifade etmiyor. Çünkü  ürün son halini almadan önce  ham madde ipliğe, iplik kumaşa dönüşüyor. Sonra o kumaş bir sürü farklı işlemden geçip boyanıyor. Yani dolaplarımıza giren ürünler birçok işlem için dünyayı dolaşmış olabiliyor. 

Bütün bu soruları art arda sıralayınca sürdürülebilirlik kulağa çok katı ve ulaşılmaz geliyor olabilir. Üretim gerçekten sürdürülebilir olabilir mi, veya bizler tüketiciler olarak kendimizi sürdürülebilir bir yaşam tarzına ne kadar adayabiliriz kaygıları da geliyor akla. Günümüz itibariyle, herhangi bir üreticinin tamamıyla sürdürülebilir olabilmesi için gerekli olan teknolojiye sahip değiliz. Şu anda bu yazıyı yazıyor olmak bile belli bir miktar enerji tüketiyor, karbon ayak izimizi arttırıyor. Günümüzde aldığımız herhangi bir ürünün tamamen sürdürülebilir olması imkansıza yakın. Zaten yaşamak da sürdürülebilir bir şey değil! Tam da bu nedenle markamızı sürdürülebilir değil, daha sürdürülebilir olarak tanımlıyoruz.

Amacımız kimseyi yargılamak veya suçlamak değil, sadece farkındalık yaratmak istiyoruz. Bu yolda insanların tüketim seçimleri hakkında biraz daha eleştirel düşünmelerine ilham olabilirsek ne âlâ. Ancak unutulmaması gereken bir nokta da tüketici yönlü değişim tek başına dünyayı kurtaramayacağı. Atıkların büyük çoğunluğu mega şirketler tarafından üretiliyor. Biz sadece küçük de olsa bir değişim yaratmak istiyoruz. 

Ham madde çok ucuz, hızlı moda çok ulaşılabilir. Satın aldığımız ürünlerin nereden geldiğini, nerede nasıl üretildiği Üzerine hiç düşünmeden alabiliyoruz. Sonra da hızla etiketi hâlâ üzerindeyken elden çıkarıyoruz. Belki de o ürünün üretiminde çocuk işçiler kullanıldı, miktarını hayal dâhi edemeyeceğimiz kadar atık çıktı. Tekstil hâlâ otomasyona geçmedi bu da demek oluyor ki satışa sunulan her tekstil ürünü makineler tarafından değil insanlar tarafından üretiliyor. Maliyetler düştükçe bunun bedelini ya emekçiler ya da toprak ödüyor. 

Unutmayın bizim amacımız tamamen sürdürülebilir olmak değil, sizinki de o olmamalı. Yoksa hepimiz kendimizi hareket edemeyeceğimiz kadar dar bir alana sıkıştırmış oluruz. Daha sürdürülebilir olma mottosu hem üreticiler hem de tüketiciler olarak elimizden gelen tek şey. Bilinçli satın alma süreci daha sürdürülebilir olmanın sadece yarısı. Aldıktan sonra ürünlerimize daha iyi bakmalıyız. Ucuza alınmış olsa bile sanki pahalı bir ürün gibi değer vermeli, ömrünü olabildiğince uzatmaya çalışmalıyız. Bir ürün ne kadar uzun süre kullanılırsa, o kadar nadir yenisinin alınmasına gerek duyulur. Ve sevilen giysiler uzun ömürlü giysilerdir. 

 

Back to list

Related Posts

Bir cevap yazın