Kendinle İlgilenmenin Önemi

Günlük akışta kendimizi ne kadar hatırlıyoruz? Kendi hislerimize ne kadar dikkat ediyoruz? Vücudumuzun bize dediklerini duyuyor muyuz? Bedenimizi dinliyor muyuz?

Sabah kalktıktan akşam yatana kadar aslında en çok vakti kendimizle geçiyoruz. Fakat hayatın getirdikleri kendimizi ihmal etmemize neden olabiliyor. Sorumluluklar, yapılması gerekenler, konuşmamız gereken insanlar, yardım etmemiz gereken arkadaşlar, aile büyükleri, iş, çocuklar, ev derken kendi duygularımızı, düşüncelerimizi ve bedenimizi göz ardı edebiliyoruz. Fakat herkesten her şeyden önce kendimize yardım etmemiz kendimize dikkat etmemiz gerekiyor. Ancak bu şekilde etrafımıza en güzel şekilde yardımımız dokunuyor.

MASKEYİ ÖNCE KENDİNİZE TAKIN

Hani uçaklarda yapılan anonslar var ya… Oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın. Bu cümle aslında öz bakım (self care) ve dolayısıyla öz sevgi için mükemmel bir metafor. Çünkü diğer insanlara destek olmadan önce kendimize destek olabilmeliyiz. Bu öz sevgi maskesi ise neye ihtiyacımız olduğuna göre değişebilir. Belki o gün, o hafta ihtiyacımız olan maske uyku, düzenli hareket, meditasyon, küçük bir kaçamak olabilir.

UYKU

Gece ne kadar uyuduğunuz değil ne kadar kaliteli uyuduğunuza bakın. Uykusuzluk enerji seviyemizi ve ruh halimizi direkt olarak etkiliyor. Uyku düzeni ve kaliteli uyku en temel ihtiyaçlarımızdan. Melatonin salgılamak için öncelikli olarak uyuduğunuz odanın karanlık olması önemli. Zifiri karanlık olamıyorsa bile melatoninin salgılanması için karanlık gerekmektedir. Karanlıkta sentezlenen melatonin ise vücut biyoritmimizi düzenler. Araştırmalara göre akşam saat 9-10 gibi salgılanmaya başlayan melatonin hormonundan faydalanmak için yatağa ne kadar erken gidersek o kadar iyi. Kaliteli bir uyku iyi dinlendiğimiz anlamına geliyor, İyi dinlendiğimizde ise hayatımızı güzelleştirmek için ihtiyacımız olan enerjiyi de almış oluyoruz.

EGZERSİZ

Egzersiz yapmak ve hareket etmek öz bakım için bir vazgeçilmezdir. Endorfin, dopamin, seratonin hormonları hareket ederken salgılanır. Bu hormonların salgılanması hem ruh halimizi, motivasyonumuzu, enerji seviyemizi yükseltir. Kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Hareket ettikçe vücudumuzda depolanan enerji ve duygular açığa çıkar. Aynı zamanda, spor yaptıkça kendiniz ile ilgili daha iyi hissetmeniz pek muhtemel. Daha mutlu, daha az gergin, daha rahat…

YEMEK

Yediğimiz yemeklerin hayatımıza çok büyük bir etkisi vardır. Nasıl yediğimiz bazı yemekler kendimizi kötü hissetmemizi sağlıyorsa bazı yemekler de iyi hissetmemizi sağlar. O nedenle her yediğimize dikkat etmek belki kalori saymak değil fakat o yiyeceği yerken, yemek üzereyken hislerimize duygularımıza dikkat ederek vücudumuzu dinlemeliyiz. Belli bir yemeği yedikten sonra gazımız mı var uykumuz mu geldi, enerjimiz mi düştü? Kendimizi daha hafifi mi ağır mı hissediyoruz gibi uyarıcılara bakarak yavaş yavaş vücudumuzu dinleyebiliriz. Emin olun vücudunuz sizinle konuşuyor ve neye ihtiyacınız olduğunu neyi sevip neyi sevmediğini söylüyor.

MEDİTASYON

Meditasyon ve dualar bizi an’a getiriyor ve daha farkında bilinçli hayatlar yaşamamızı sağlıyor. Kendi sağlığımız, iyiliğimiz ve çevremiz ile sağlıklı ilişkiler kurmamızı sağlıyor. Her fırsatta meditasyon yapmak değil belki ama meditatif hareketler de bulunmak yani kendini dinlemek, durup bir etrafımıza bakmak belki de en yaralı şey. Belki durmak size göre değil. O zaman kendi meditasyonunuzu bulun. Size meditatif gelen hareket koşmak, bağırarak şarkı söylemek, trambolinde zıplamak, yüzmek. Özetle sizi düşüncelerinizle bir hissetmekten uzaklaştıracak aktiviteleri bulun ve onlara  yönelin.

Metodunuz ne olursa olsun kendinize bakın ve öz bakımınıza zaman ayırın. Kendinizle ilgilenmek hem etrafınızdaki insanlarla daha iyi iletişim kurmak hem de diğerlerine daha etkili yardım etmenizi sağlarken aynı zamanda sevdikleriniz için iyi birer rol model olmanızı sağlayacaktır.

Bir yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir