GİYSİLERLE MUTLU OLMA SANATI

Kumaşlar ve giysiler ile olan ilişkimiz doğduğumuz anda başlıyor. Doğduğumuz anda hemen bir beze sarılıyoruz ve akabinde tüm hayatımızı bu ikinci ten ile geçiriyoruz. Vücudumuzu yıkadığımız, su ile temas ettiğimiz zamanlar dışında, hayatımızın neredeyse tümü giysilerle geçiyor.

Giysiler hayatımızın birçok alanını etkiliyor. O gün nasıl hissettiğimizi, beden dilimizi, duruşumuzu, motivasyonumuzu, ruh halimizi… Ve etrafımıza ne dediğimizi, kendimizi nasıl ifade ettiğimizi…
Doğru giysi ile kişinin ‘kendi teninde’ hissetmesi mümkün. Kendimizi rahat kıyafetlerin içinde daha güvende ve daha olduğumuz gibi hissettiğimiz bir gerçek.

 

Giysilerimiz kendimizi ifade etmenin bir yolu. Öyle ya da böyle giydiğimiz giysiler bizimle ilgili bir şey söyler ve diğer insanların bizi nasıl gördüğünü etkiler.

 

Giysilerimizle olan ilişkimiz çoğu zaman karmaşık ve üzerine gerektiği kadar ‘doğru’ düşünmediğimiz bir ilişki. Bu ilişkinin farklı boyutları var.

Hepimizin giysilerle bireysel bir ilişkisi ve de toplumsal bir ilişkisi var.

Giysilerimiz kendimizi ifade etmek için bir araç. Ama kendimizi ve kimliğimizi tanımlamak için yeterli değil. Çünkü giysilerimiz bizim değerimizi belirlemiyor.

Kendimizi sadece giydiğimiz giysiler ile tarif edemeyiz. Etmemeliyiz de. Giyime ne abartılı bir değer vermeli ne de ilgisiz kalmalıyız. Aradaki dengeyi bulmalıyız.

Çünkü giysilere nasıl davrandığımız, onları nasıl gördüğümüz önemli. Hayatlarımızda yer alan her cismin, her ürünün bir anlamı ve bizimle kurduğu bir ilişki var.

Giydiğimiz giysiler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamamız gerektiğine inanıyoruz. Giysilerimiz nereden geliyor. Giysilerimizi kimler yapıyor? Tasarım ve üretim süreci nasıl?

Yoktan satışa kadar olan süreci tanımanın, bu süreç hakkında bilgi sahibi olmanın hayat bilgimizi ve ‘şeylerin nereden’ geldiğine dair algımızı zenginleştirir.

 

O yüzden biz de Ayma Active olarak yeni sitemiz üzerine çalışmaya, sürdürülebilir ve döngüsel moda hakkında, ürünlerimizi nerede ürettiğimize dair bir çok içerik üretip sizlerle paylaşmak için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Yeni içeriklerimiz çok yakında sitemizde!

Ayma Active Ekibi

 

GİYSİLERLE MUTLU OLMA SANATI

Kumaşlar ve giysiler ile olan ilişkimiz doğduğumuz anda başlıyor. Doğduğumuz anda hemen bir beze sarılıyoruz ve akabinde tüm hayatımızı bu ikinci ten ile geçiriyoruz. Vücudumuzu yıkadığımız, su ile temas ettiğimiz zamanlar dışında, hayatımızın neredeyse tümü giysilerle geçiyor.
Giysiler hayatımızın birçok alanını etkiliyor. O gün nasıl hissettiğimizi, beden dilimizi, duruşumuzu, motivasyonumuzu, ruh halimizi… Ve etrafımıza ne dediğimizi, kendimizi nasıl ifade ettiğimizi…
Doğru giysi ile kişinin ‘kendi teninde’ hissetmesi mümkün. Kendimizi rahat kıyafetlerin içinde daha güvende ve daha olduğumuz gibi hissettiğimiz bir gerçek.

Giysilerimiz kendimizi ifade etmenin bir yolu. Öyle ya da böyle giydiğimiz giysiler bizimle ilgili bir şey söyler ve diğer insanların bizi nasıl gördüğünü etkiler.

Giysilerimizle olan ilişkimiz çoğu zaman karmaşık ve üzerine gerektiği kadar ‘doğru’ düşünmediğimiz bir ilişki. Bu ilişkinin farklı boyutları var.

Hepimizin giysilerle bireysel bir ilişkisi ve de toplumsal bir ilişkisi var.

Giysilerimiz kendimizi ifade etmek için bir araç. Ama kendimizi ve kimliğimizi tanımlamak için yeterli değil. Çünkü giysilerimiz bizim değerimizi belirlemiyor.
Kendimizi sadece giydiğimiz giysiler ile tarif edemeyiz. Etmemeliyiz de. Giyime ne abartılı bir değer vermeli ne de ilgisiz kalmalıyız. Aradaki dengeyi bulmalıyız.

Çünkü giysilere nasıl davrandığımız, onları nasıl gördüğümüz önemli. Hayatlarımızda yer alan her cismin, her ürünün bir anlamı ve bizimle kurduğu bir ilişki var.

Giydiğimiz giysiler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamamız gerektiğine inanıyoruz. Giysilerimiz nereden geliyor. Giysilerimizi kimler yapıyor? Tasarım ve üretim süreci nasıl?
Yoktan satışa kadar olan süreci tanımanın, bu süreç hakkında bilgi sahibi olmanın hayat bilgimizi ve ‘şeylerin nereden’ geldiğine dair algımızı zenginleştirir.